İNSANLIK

Bir insanın ölümünü izledim bilgisayar ekranında. Hem öyle bir film falan da değil, gerçek hayatın içinden gerçek bir “an”dı izlediklerim. İnsanların ve hatta polisin gözleri önünde çırpına çırpına ölen bir insan izledim. Elinde kameralarla olay anını çeken insanlar, o insanların çekimlerini engellemeye çalışan polisler, elinde bıçakla can çekişen adamın başında bedenindeki tüm kanının boşalmasını bekleyen katil… Bakın tekrar ediyorum ambulans çağırmak yerine, katili yakalmak yerine çekim yapanları engelleyen polisler, film izler gibi olanı biteni izleyenler, yerde can çekişen bir insan ve tüm bunları dehşetle izleyen ben…Video bitti. Sanırım 2-3 dakikalık bir görüntüydü. Her şeyden geriye koca bir sessizlik, ısınmış bir laptop ve ruhu eksilmiş ben kaldı. Uzun sürdü sessizliğim belki bir kaç dakika belki bir kaç saat belki de bir kaç gün…

Adam öldü… Ellerinde telefonları ile çektiler an be an ve sonra sanal dünyada paylaştılar bi kaç like karşılığında. Oradan ayrılıp evlerine, işlerine, sevgililerine gittiler belki de. Adam öldü… Akşam ya da öğlen saat kaçtı bilmiyorum, yemek yerken bikaç acılı cümle ile bahsedildi adamdan “ah”lar “vah”lar “cık cık”lar eşliğinde. Daha cümle bitmeden arka masadan biri cinsel içerikli espiri yapınca unutuldu adam kahkahalar çınladı masalarda. Adam öldü… Bir başka evde bir baba önce kızının başını okşadı ardından eşine gördüklerini anlattı “ah”lar “vah”lar “cık cık”lar eşliğinde. Daha cümle bitmeden kapı çaldı unutuldu adam. Karşı komşu kahve için geldi bir kaç komşu gıybeti yapıldı, sosyal medyada fotoğraflar paylaşıldı ve kahkahalarla bitti gece. Adam ÖLDÜ! Adam can çekişe çekişe öldü! İnsanlık öldü, merhamet öldü, vicdan öldü, ahlak öldü, edep öldü, insana dair her şey herkes öldü. Bir adam öldü. Bir evde bir anne-babanın başını okşadığı oğlu öldü, başka bir evde başını okşaması için bekleyen bir çocuğun babası bir kadının kocası öldü, bir başka insanın dostu, bir kardeşin abisi öldü ama bunu kimse göremedi. Birgün bir kadın öldü. Avaz avaz haykırarak yaşamak isteğini, öldü bir kadın. Bir evladın yalvarışlarına rağmen öldü. Videoyu çeken insan, o insandan yardım isteyen bir kadın, annesinin yaşaması için yalvaran bir çocuğun feryatları arasında öldü kadın. Sonra hiçbir şey olmamış gibi o insan aldı telefonunu çıktı oradan. Bir kaç kişiye anlattı olanı biteni “ah”lar “vah”lar “cık cık”lar eşliğinde ve ardından sanal dünyada paylaştı bir kaç like karşılığında. Duyuldu haber dört bir yanda. “ah”lar “vah”lar “cık cık”larla paylaşıldı her mecrada acımasızca. Kadın Öldü. Bir doktor yazdı sosyal medya  platformlarından birinde “İLK YARDIM YAPILSAYDI KURTARILIRDI” diye. Yani diyordu ki o lanet olası telefonunuzla kayda almak yerine 112 aransaydı ve ilk yardım müdahalesi yapılsaydı kadın da adam da yaşayacaktı. Ama sen ey duyarlı, ey vicdanlı insan sen onları öldürmeyi seçtin. Bunu sen yaptın. Alacağın bir kaç like insanlığından daha kıymetli hale geldi. Aldığın like kadar değerli olduğuna inandın. Oynadığın o sanal oyunlardaki gibi insanların da canlarının ertesi gün yeniden yükleneceğini düşünür oldun. Yoksa neden yaşamak için çırpınan bir insana yardım etmek yerine videoya çekesin ki?! Sahi gerçek bir insan olmaktan ne zaman vazgeçtin? En son ne zaman gerçek duygularınla hareket ettin?! Sen ey insan eğer ki sen gerçek bir insan olabilseydin bugün adam da yaşayacaktı kadın da.

DİLEK NAK

Bir cevap yazın

KAPAT